Sırbistan’da yatırım fırsatları ve hayat standartları üzerine röportaj

Sırbistan şu aralar yatırım yapılabilecek ülkeler arasında en fazla konuşulanların başında gelmekte. Yatırım planı olan yabancılara olumlu bakış açısı, teşvikler, ülkenin sahip olduğu yüksek potansiyel “neden yatırım yapılabilir?” sorusunun cevaplarını oluşturuyor...
yurtdışında yatırım
Onur Ekmen- Beeoant

Sırbistan şu aralar yatırım yapılabilecek ülkeler arasında en fazla konuşulanların başında gelmekte. Yatırım planı olan yabancılara olumlu bakış açısı, teşvikler, ülkenin sahip olduğu yüksek potansiyel “neden yatırım yapılabilir?” sorusunun cevaplarını oluşturuyor.

Size bu sürecin yatırım ve insan faktörü kısımlarına ilişkin bilgi aktarmak istedik ve bu maksatla Sırbistan’da ofis açarak Türk ve yabancı yatırımcılara danışmanlık hizmetleri sunmakta olan BEEOANT firması sahibi Sn. Onur Ekmen’le ilginizi çekeceğine inandığımız bir söyleşi yaptık.

KP: Onur bey, siz de bugün Sırbistan’da bir yatırımcı sayılırsınız, öncelikle neden Sırbistan’ı tercih ettiniz diye sormak isterim.

Sırbistan özellikle Türk yatırımcı için ülkemizdeki birçok sektörde 1990 – 2000’li yılların başındaki fırsatları gören ama o dönemde etkin değerlendiremeyen veya değerlendirmiş işini büyütmüş ama şimdi daha da büyük oynamak isteyen, o dönemde iş dünyasında olmayıp şimdi keşke olsaydım diyen, yeni işe atılacak olup fırsatları değerlendirmek isteyen tüm yatırımcılara yüksek kazanç imkânı sunuyor. Tabiri caizse size zaman makinesine binme şansı tanıyor.

Şöyle düşünmek lazım; İstanbul'da ticaret hayatının nasıl geliştiğini gören bilen birisi olarak, ilk AVM olarak Galeria'nın açılışını, Akmerkez’in onu takip ettiği yılları hatırlayınca bugün dönüp geriye baktığımızda, zamanında AVM sektörüne girmiş olmayı kim istemezdi? Mesela yeme içme sektöründe tutacağına inandığınız fikirleri ya da markaları kendi işiniz olarak hayata geçirme ve bunu ilk yapanlardan birisi olmak istemez miydiniz? Daha eskiye gidersek Doğu Almanya ve Batı Almanya birleştikten sonra oralardan 1 Euro’ya fabrika alanlara sonrasında gıpta ve hayranlıkla bakıldığını, vizyoner ve akıllı büyük girişimciler olarak anıldıklarını hatırlarsınız değil mi?

KP: Sırbistan’da bugün ne tür yatırım fırsatları var, hangi sektörler yatırımcı için daha cazip?

Örnek verecek olursak Sırbistan’da, Yugoslavya döneminden kalma eski tesisler yeni yatırımlarla dönüştürülerek yabancı yatırımcılar için fırsatlar yaratıyor. Sırbistan Hükümeti, kamu kurumlarının özelleştirilmesi için ciddi çaba sarf ediyor ve yabancı girişimcileri bu konuda teşvik ediyor. Bu kapsamda 200’e yakın şirket Sırp kökenli olmayan yatırımcılara satıldı. Savunma sektöründe hatta güvenlik sebebiyle yasaklanmış bölgelerde bile Savunma Bakanlığının izni ile sınırlı miktarda katılımlar sağlanabilmekte. Bu açılardan bakıldığında yatırım fırsatları dünyası bu imkânları başta inşaat sektörü olmak üzere, tekstil, turizm ve tüm diğer sektörler için Sırbistan'da net bir şekilde sunmakta.

Eski Yugoslavya'nın başkenti olan Belgrad halen tüm Balkanlar için bir çekim merkezi ve bölgesindeki diğer şehir ve ülkelere mal ve hizmetlerin kolay ulaştırılabilmesini sağlamakta. Bu ülkede üretilen ürünler Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine kolaylıkla ihracat imkânı bulmakta. Ayrıca Avrupa Birliği, Amerika, Güneydoğu Avrupa ve Rusya’yı da kapsayan yaklaşık bir milyarlık nüfusa sahip olan pazarlara gümrüksüz ihracat yapılabilmekte.

KP: Peki Sırbistan’ın yatırım açısından diğer benzer ülkelere göre avantajları nelerdir?

Sırbistan son on yılda 22 milyar doların üzerinde yabancı yatırımı kendisine çekmiş. Çünkü özellikle yatırım kararı vermede çok çok önemli olan yabancı yatırımları garanti altına alan hukuksal ve yasal düzenlemeleri devlet zamanında yapmıştır. Sırbistan Hükümeti 2002 yılında Yabancı Yatırım Yasasını çıkarmakla işe başlamış ve bu yasa ile Sırbistan’da yatırım yapmak isteyen yabancı şirketlere veya girişimcilere cazip ekonomik, yasal ve siyasi bir ortam yaratmayı amaçlamıştır. Ülkedeki yabancı şirketler, yerel firmalar ile eşit ölçüde hak ve yükümlülüklerden yararlanırlar. 

Sırbistan’ın hedefi en kısa zamanda ve hızlı bir şekilde Avrupa Birliği (AB) yasalarına tam uyumu sağlamaktır. 2009 yılında yatırımlarını ve ticari hayatın önünü açmak için sorunlara somut çözümler getirmiş, gereksiz ve anlamı ortadan kalkmış tüm bürokratik düzenlemeleri kaldırmıştır. 2011 yılı itibari ile 350’den fazla yeni yasal düzenleme yapılmış ve yürürlükte olan Yabancı Yatırımcılar Kanunu ile daha önceki kısıtlamalar kaldırılmış ve uygulama alanı genişletilmiştir. Bu sayede gümrüksüz ithalatın yapılmasına olanak verilmiş, kar paylarının transferine izin verilmiş, kamulaştırmaya karşı devlet garantisi sağlanmıştır. 

Ayrıca yabancı yatırımcılara yönelik kurulan Sırbistan’ın Yatırım ve İhracatı Geliştirme Ajansı’na (SIEPA) özel önem verilmektedir. SIEPA yabancı girişimcilere özelleştirme programları hakkında ve yatırım fırsatları konularında doğrudan ve güncel bilgiler vermektedir. Sırbistan’a yatırım yapmak isteyen girişimciler, Sırbistan Kalkınma Ajansı’nın web sayfasından verilen teşvikler hakkında da güncel bilgiler edinebilirler. Bunlara ilave olarak Sırbistan potansiyel ülkelerdeki temsilciliklerinde ekonomi danışmanları görevlendirmiştir. Ayrıca 49 ülke ile karşılıklı Yatırım Anlaşması imzalamıştır.

KP: Sırbistan’da yatırım ve işletme maliyetleri açısından durum nedir, yatırımcıya sunulan teşvikler nelerdir?

Sırbistan’da yapacağınız yatırımın karşılığında iyi para kazanacağınızdan hiç kuşkumuz yok. Yatırım yaparken ilk akla gelen işletme maliyetleri konusunda Sırbistan benzer ülkelere göre avantajlı durumda. Sırbistan’ı, diğer Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile kıyasladığınızda işletme maliyetlerinin çok daha düşük olduğunu rahatlıkla görebilirsiniz. 10 yıllık gelir vergisi muafiyeti ve çalışanlar için SSK primleri muafiyetleri gibi teşvikler de kaliteli yatırımcıyı ülkesinde görmek isteyen Sırbistan devletinin yatırımcıya sunduğu avantajlardan bazıları. Tabiî ki Sırbistan bu imkân ve kolaylıkları sadece Türk yatırımcılara sunmuyor, tüm ülkelerden kaliteli yatırımcıları ülkesine çekmeyi amaçlıyor. Total, Fiat, Halkbank, Microsoft, Telenor, Coca-Cola, Gazprom, Michelin, China Bank, Reiffeisen ve Intesa Bank bu ülkeye önemli yatırım yapan firmalardan bazıları...

Sırbistan’da yatırım yapacağınız bölgeye göre teşvik alabilmektesiniz. Kalkınmada öncelikli bölgeler 4’e ayrılmıştır ve her bölge farklı teşvik ve fırsatlar sunuyor. Yapacağınız yatırım miktarına göre ve yarattığınız istihdam sayısına göre vergi muafiyetleri, maaş desteği teşvikleri verilmekte. Yerel belediyeler de fabrika ve üretim alanları için ücretsiz arsa tahsis edebiliyorlar.

KP: Sırbistan’da kredi maliyetleri, finansal sistem nasıl? Buraya gelecek yatırımcıyı nasıl bir iş ortamı bekliyor?

Öncelikle yabancı bir ülkede kendi ülkenizin bir bankasının olması büyük bir şans. 2 yıl önce yerel bir bankayı satın alan HalkBank, Türk yatırımcılar için buradaki en büyük dayanak. Kısa sürede Sırbistan’ın iyi bankaları arasına girmeyi başaran HalkBank, yapıcı ve dinamik bir ekibe sahip ve her konuda büyük bir içtenlikle yardımcı oluyorlar. Buraya Türkiye'den gelen tüm yatırımcılar genel müdür seviyesinde dahi sıcak ilgi görüp ciddi anlamda muhatap alındığını hissedebiliyor. Kredi maliyetleri de oldukça uygun, özellikle Türkiye ile kıyasladığımızda. Detay vermek gerekirse; kısa vadeli döviz cinsinden kredilerin maliyetleri %3, uzun vadeli krediler için %5-7 arasındadır. 

Sırbistan'da şirketlerin niteliği ve niceliği konusunda tam bir şeffaflık söz konusu. Bütün şirketlerin finansal verileri bir sisteme giriliyor ve bu verilere herkes erişilebiliyor. Böylece ticaret kolaylaşıyor, bankacılık hızlanıyor. Türkiye’deki gibi iş yapmak istediğiniz bir firma için kapı kapı referans aramak, firma hakkında detaylı bilgi edinmek, çeki muteber mi değil mi diye strese girmek burada iş hayatında yaşanmayan olgular. Sırbistan şu an için AB’ye komşu ama yakın zamanda AB içinde yer alacak olan bir ülke. Avrupa Birliği’ne girmek için 400’e yakın uyum yasasını çıkarmış ve mesafeyi daraltmış bir ülkeden bahsediyoruz. 

AB içinde yerleşmek ve şirket kurmak için Türk vatandaşları olarak aşmak zorunda olunan duvarları ve zorlukları düşünürsek şimdiden Sırbistan'da yerinizi alıp bu zorlukları yaşamadan hatta sunulan kolaylıkların avantajını arkanıza alıp herkesten bir adım önde yatırımınızın getirisini, öngörünüzün keyfini ve yaşam kalitenizin tadını çıkarabilirsiniz.

KP: Dilerseniz birazda Sırbistan’da yaşam kalitesinden bahsedelim, para kazanmak güzel ama burada yaşamak bütçeyi zorlar mı?

İş adamı gözü ile her unsuru değerlendireceğinize inanıyoruz ama aynı zamanda sosyal bir varlık da olan insana bu ülke yüksek yaşam kalitesi sunuyor. Sırbistan’da belirli kalemler için harcamanız gereken rakamlar özellikle sosyal hayat anlamında Türkiye'ye göre daha uygun. Ucuz algısı ise Türkiye’de lüks olarak tükettiğiniz bazı kalemlerin Sırbistan’da zaten standart olması ve normal fiyatlardan size sunuluyor olmasından kaynaklanıyor. 

Özellikle yeme-içme ve eğlence sektöründe hizmet veren yerlerde fiyatların çok daha uygun olduğunu görebilirisiniz. Beslenme alışkanlıklarından dolayı porsiyonlar Türkiye’dekinin neredeyse iki katıdır. Et ve süt ürünleri Türkiye’ye nazaran çok daha uygun fiyatlıdır, örneğin 1 kilo kırmızı etin fiyatı 5 EUR civarında. Türkiye’deki gibi alkol tüketiminde ek vergiler olmadığından kafelerde veya barlarda günlük tüketimde alkollü içecekler için neredeyse marketteki ile aynı fiyatı ödersiniz. Ancak diğer taraftan tekstil ürünleri her anlamda pahalı. Örnek verecek olursak takım elbise, ayakkabı, ev tekstili Türkiye alıştığımız kaliteden çok uzakta ve fiyat olarak en az iki katı seviyesindedir. Bir et tüketimi ülkesi olan Sırbistan’da sebze de Türkiye'ye göre daha pahalı. Sırbistan’da unlu mamuller için en doğru adres PEKARA'lardır, yani semt fırınları. Buralarda oldukça ucuz ve çok kaliteli börekler, sandviçler bulabilirsiniz.

Yerleşim açısından bakarsak Belgrad bugün Balkanların ve eski Yugoslavya’nın en gelişmiş şehirlerinden biridir. Şehir cetvelle çizilmiş gibi belli başlı bulvarlarla birbirine bağlanmış düzenli bir yapıya sahiptir, ulaşım kolaydır. Merkezde iyi standartlarda yaşanılabilecek bir dairenin kirası aylık ortalama 250 EUR civarındadır. Evlerin çoğu mobilyalı veya yarı mobilyalıdır. Ev satın almak için ekonomik gücünüz var ise sizin için çok iyi bir seçenek olabilir. Henüz AB’ye girmediği için ev ve arazi fiyatları çok uygun. 

Eski mimariye sahip Nişantaşı tarzındaki evler buranın genel mimarisini oluşturuyor. Genelde fiyatlar birim metrekare üzerinden hesaplanıyor. Lokasyona ve evin durumuna göre m2 başına fiyatlar 500 EUR’dan başlıyor. Yeni modern evler Sırplar tarafından daha çok tercih ediliyor ve şu anda çok fazla bulunmuyor. Talep fazla, konut stoku az olduğu için bu evler de m2 başına fiyatlar 3500 EUR’ ya kadar çıkabiliyor.

KP: Sırbistan’da eğlence hayatı nasıl, Türkiye’de gece hayatına alışık olanlar burada zorluk yaşar mı?

Belgrad’ın sokakları hafta içi bile capcanlı. Gece hayatının hep hareketli olduğu bu şehirde, nehir üzerindeki teknelerde dünya klasmanında disko ve barlar, sabaha kadar süren bir canlılığa sahip. Parti dendiği zaman Avrupa’nın en önde gelen ülkelerinden biri olmak gibi bir üne sahip olan Belgrad’a gece hayatı konusunda hakkının verilmesi gerekiyor. Her ne kadar bahar ve yaz aylarında bu durum efsanevi noktalara ulaşıyor olsa da tüm yıl boyunca aslında hayat çok farklı değil. Sokaklar geceleri doluyor ve sabaha kadar eğlencenin dozu azalmak bilmiyor. Belgrad’da gece hayatı sadece bu kentte yaşayanlar için değil, komşu ülkelerden gelen eğlence tutkunları için de bir fenomen haline gelmiş. 

Sadece hafta sonu için; Almanya, Macaristan, Slovenya ve Hırvatistan başta olmak üzere diğer birçok yakın Avrupa ülkelerinden ziyaretçinin akın ettiği Belgrad gece hayatının ünü Time Dergisi ve CNN’e kadar yansımış. Belgrad’a ilk defa gidecekler için Belgrad gece hayatı dahilinde var olan etkinlikleri gün gün takip edebileceğiniz ve rezervasyon yaptırabileceğiniz Beogradnacu sitesini tavsiye ederiz. Çünkü burada gece kulüpleri rezervasyonsuz misafir kabul etmiyorlar. Böylece Belgrad’a gitmeden önce hangi gün hangi etkinliğe gideceğinizi kararlaştırabilir ve seyahat planınızı önceden hazırlayabilirsiniz.

KP: Peki biraz da Sırbistan’da kültürel ve sosyal hayattan bahseder misiniz?

Elbette Belgrad sadece yeme içme ve gece hayatından oluşmuyor. Şehir kültürel anlamda köklü bir altyapıya sahip. Opera, tiyatro, sinema ve festivaller şehrin günlük olağan yaşantısında vazgeçilmez bir yer tutmakta. 160 gün değişik başlıklarda festival ve etkinlik düzenlenen bir şehirden bahsediyoruz. İnsanları huzurlu, Türklere bakış açısı çok sıcak, eğitim kaliteli ve uygun fiyatlı. Türkiye'ye 2 saat mesafede, yani dilediğiniz zaman çok kısa bir sürede özlediklerinize kavuşma imkânı sunuyor mesafe anlamında.

Ortak kültürümüzün harmanlanmasıyla bu topraklarda insanlarla iletişim kurarken kendinizi çok rahat hissediyorsunuz çünkü birbirimizi rahat anlayabiliyoruz. Geçmişten gelen Türk-Sırp veya Doğu-Batı etkileşimi en bariz bir şekilde halkın kullandığı deyimlerde atasözlerinde bile görülmekte. Çok sayıda ortak kullanılan kelimenin yanı sıra eş anlamlı veya benzer anlamlı atasözlerimiz var.

Mesela;
Balık baştan kokar: Od glave riba smrdi.
Ayağını yorganına göre uzat: Opruži se prema guberu.
Ağaç yaş iken eğilir: Drvo se povija dok je mlado.
Bin ölçüp bir biçmeli: Sto puta meri jednom seci.
Bilmemek ayıp değil, sormamak ayıp: Nije sramota ne znati, nego je sramota ne pitati.
Havlayan köpek ısırmaz: Pas koji laje ne ujeda.

Bildiğiniz gibi atasözleri toplum içinde benimsenmiş, yaşanmış tecrübelerin ve ortak geçmişin ürünüdür. Daha farklı örnek vermek gerekirse mesela Nasrettin Hoca hikâyeleri Sırp nüfusunun yaşadığı topraklarda çok yaygındır ve çok sevilmektedir. Sırplar arasında Nasrettin Hoca yerine Ero gelir, ama çoğu hikâyede isimden başka bir şey değişmemiştir. Dolayısı ile Sırplar, kültürel olarak hem doğudan hem de batıdan etkilenmiş. Kullandıkları dilden, sevdikleri yemeklere kadar her konuda ortak noktalara rastlayabiliyorsunuz. Bu yüzden size tavsiyem sadece gezerken bile Sırpları dikkatlice izlerseniz, birçok ortak yönümüzün olduğunu sizlerde göreceksiniz. 

Burada Türklere bakış açısının son derece sıcak olması da bizce çok önemli. Bugün Batı Avrupa’da birçok yerde halkın size karşı kibar da olsalar biraz tepeden bakması, bazılarının yüksek egosu, yabancıyı hiç tanımadan dışlamaları Sırbistan da hiç göremeyeceğiniz şeyler. Bu konuda buraya gelen Türklerin genelde öğrenci, turist veya iş adamı olması elbette çok etkili ama yüzyılların getirdiği bağlar da bizim burada rahat etmemizi sağlıyor.

KP: Onur bey bu güzel söyleşi ve paylaştığınız değerli bilgiler için çok teşekkürler, son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Bize bu imkanı verdiğiniz için ben teşekkür ederim… Kısacası bizi buraya çeken, yatırım fırsatlarının yanı sıra Sırpların da bizler gibi yardımsever ve misafirperver insanlar olmaları, Belgrad’ın yemyeşil bir şehir olması, Şehrin betona teslim olmaması, AB ülkeleri gibi pahalı olmamasıydı. Özellikle yeme-içme konusunda biz Türkler için harika bir yer. En vasat yerde bile Türkiye’deki birçok mekandan daha güzel hizmet alıyorsunuz. Yabancı olduğunuz için sizi kazıklamaya çalışmıyorlar, yerli de olsa yabancı da  olsa fiyat neyse o. Birkaç günlüğüne turist olarak ta gelseniz devamlı olarak yaşasanız bu saydığım şeyler her zaman her ortamda dikkat ettiğimiz noktalar. 

Sosyal hayat, güvenli bir ortam, neşeli bir yaşam, çocuklarının kaliteli uluslararası okullarda Türkiye'ye göre çok daha uygun maliyetlerde eğitim almasını isteyenler için de doğru adresin burası olduğunu düşünüyoruz. Bugün Sibirya’da da para kazanabilirsiniz ama kazandığınız paranın tadını orada çıkarabilir misiniz? Hem keyifli yaşayıp hem para kazanabileceğiniz insan hayatında önemli iki faktörü bir arada sunabilen bir ülke Sırbistan. Para her yerde kazanılır ama insan her yerde keyifli ve güvenli yaşayamaz.